Dijitalde Satışın Altın Kuralı = Güven Kazan

Dijitalde para kazandıran şey sadece strateji değildir. İçerik de değildir, reklam paneli, bütçe, hedefleme de değildir. Hepsi işe yarar, evet… ama bir şartla: Güven varsa. Çünkü güven yoksa, hiçbir şey çalışmayacaktır. Güven yoksa o içerik ‘güzelmiş’ deyip geçilecektir. O reklam ‘gördüm’le kalır. O marka akılda bile kalmaz. Güven olmadığında, sen sadece dikkat çekersin ama kimse sana yaklaşmaz.
Paketli Sosyal Medya Yönetimi Yalanı! Artık Açık Konuşacağım

Bugün açık konuşacağım: şu paket masallarını, paket saçmalıklarını ortadan kaldıracağız. Bronz–gümüş–altın; “ayda 12 post, 4 story, yanında biraz da reklam basma”… Bu piyasa, üç kuruş ucuza sevinenlerin otuz kat zarar ettiğini görmediği için böyle. İçerik atıp geçmekle, hatta uygulamanın içinden “gönderiyi öne çıkar”a basmakla pazarlama yaptığını sananlara söylüyorum: Bu yaptığınız, işletmelerin parasını, zamanını ve itibarını yakmaktan başka bir şey değildir.
Paket demek, herkese aynı gömleği giydirmek demek.
Reklam Bir Yatırımdır I Dijital Pazarlama İle Doğru Yatırımı Kur

En çok duyduğum soru şu: “Ayda 100 dolar reklama yeter mi?” Ya da biraz daha cömert olan versiyonu: “200 dolar versem neler olur?” Bu soruyu duyduğumda gülüyorum çünkü mesele rakamda değil. Mesele, o rakamın nasıl bir sistemin içine girdiğinde sana ne kazandıracağı. Yani konu “ne kadar harcayacağız” değil, “o harcadığımız paradan nasıl geri dönüş alacağız” meselesi.
Dijital Pazarlamaya Nereden Başlanmalı I İşletmelere Özel Strateji

Dijital pazarlama stratejisi, hesap açmak değildir. Ajansla sözleşme imzalamak da değildir. Birine “reklam bas” demek hiç değildir. Strateji, yön tayinidir. Ne yapacağını kadar, ne yapmayacağını seçmektir.
Herkes bir yerden başlıyor: kimi sıfır kurulumla ajansa bırakıyor, kimi rastgele içerik atıp bekliyor, kimi bütçeyi uygulamanın içinden harcıyor, kimi de “önce bir takipçi gelsin” deyip aylara gömülüyor. Sonuç ortak: hız var, yön yok.
Sadece Ölçtüğün Şeyi Geliştirip, Büyütebilirsin I Verilerin Gücü! Analiz Nedir? KPI Nedir?

Bazen yaptığın şeyin işe yarayıp yaramadığını anlamazsın. Yoğunsundur, emek veriyorsundur, ama günün sonunda elinde sadece yorgunluk kalıyordur. İçinden bir ses “iyi gidiyorum” der ama elinde bunu kanıtlayan hiçbir şey yoktur. İşte o noktada ölçüm devreye girer. Matematik, rakamlar devreye girer.
Kazanan İçeriği Bul! Reklamda Kreatifi Test Etmek

Reklam, tek bir versiyonla yürütülmez. Reklam bir süreçtir. Doğru kreatifi bulmak için farklı versiyonları denersin, verilerden öğrenirsin, iyileştirirsin. Sonunda kazanan içeriği bulursun. Ve bu kazanan, sadece denemelerden doğar.
Her Görsel Reklam Değildir! Reklamda Kreatifin Önemi

“Bir reklamın kalbi nedir?” diye sorsam, çoğu kişinin aklına hemen “bütçe” gelir. Çünkü yaygın inanış şudur: Ne kadar çok harcarsan, o kadar çok kişiye ulaşırsın. Evet, bütçen arttıkça gösterim sayın da artar; ama kreatifin zayıfsa, ne kadar para harcarsan harca, aslında sadece zararın büyür. Çünkü reklam sadece parayla dönmez. Reklam, doğru içeriğin doğru kişiye doğru şekilde sunulmasıdır.
Reklamın Amacı Sadece Satış Değildir I Apple Gibi Düşün

Bugün konuşacağımız konu da tam olarak bu. Dijital reklamların, her zaman “gel al” demek zorunda olmadığını… Bazen görünürlük, bazen güven, bazen bağ kurmak için kullanıldığını anlatacağız. Çünkü doğru stratejiyle kurgulandığında, reklam seni sadece müşteriye ulaştırmaz. Asıl olan şeyi yapar: Seni müşterinin zihnine yerleştirir.
Şimdi belki diyeceksin ki… Tamam, Apple dünya devi, milyar dolar bütçeleri vardı. Bizimle ne alakası var?
Ama işte asıl mesele burada. O reklamların gücü, bütçesinden değil, verdiği mesajdan geliyordu.
Çünkü o reklamlar bize şunu öğretti:
Bir şey satmak için illa “satın al” demek zorunda değilsin.
Bazen bir farkı göstermek, bazen bir duyguyu hissettirmek, bazen sadece merak uyandırmak bile yeter.
Satış Değil, Güven Kazan | İnsanlar Neden Seni Tercih Etmiyor? | Sosyal Kanıtın Gücü

İşte sosyal kanıt budur. Bazen kapı önündeki kuyruk, bazen bir yabancının yorumu, bazen bir videoda gördüğün samimi bir deneyim… Hepimizin kararlarını derinden etkileyen ama çoğu zaman fark etmediğimiz görünmez bir güç.
Hangi Dijital Platformda Olmalısın? I Dijitalde Doğru Adresi Seç

İşletmelerin çoğu işini kurar kurmaz, hatta kurmadan dahi hemen Instagram’a giriyor. “Herkes orada, ben de kullanmayı seviyorum” diye hemen orayı tercih ediyor. Evet, günümüzde ve ülkemizde bu platform çok popüler. Burada bir hesabın mutlaka olmalı. Ama gerçekten kitlen orada mı? Hizmetimizi ya da ürünümüzü tercih eden, kullanan kişiler gerçekten orada mı vakit geçiriyor? Ya da bizim anlatım dilimize o platform uygun mu?
Belki Facebook diyeceksin, belki YouTube, belki Google… Yani asıl mesele şu: Sen doğru caddeyi, doğru konumu seçebildin mi? Çünkü her platform ayrı bir cadde aslında. Hepsi ayrı bir konum. Her birinin ayrı bir dili, ayrı bir kitlesi, ayrı bir amacı var. Eğer bunu bilmezsen, dükkânın ışıl ışıl da olsa… orada ne yazık ki kimse olmayacak.