İşletmelerin Yaptığı 7 Dijital Pazarlama Hatası
Sakın Yapma!
Dijitalde Hareket Değil, Yön Kazandırır
Ben artık şu cümleyi duymaktan yoruldum: “Biz dijitalde her şeyi denedik ama sonuç alamadık.” Ne yapmışsınız diyorum — reklam vermişler, paylaşım yapmışlar, story atmışlar, influencer’la çalışmışlar… “Sonuç ne elde ettin?” diyorum. Sıfır. Susuyor. “Para kaybettim” diyor sadece. Verileri soruyorum, raporun var mı, sonuçların var mı diyorum? Onlar ne diyor? Bilmiyor. Kişisel hesap kullanır gibi dijitalde işletme hesaplarını kullanmış ve kullandırmış, gelişi güzel, bilinçsiz çalışmalarla ilerlemiş… sonra da “sonuç alamadık.” Alamazsın. Çünkü dijitalde yapılan şeylerin çoğu, doğru temele oturmadığı sürece sadece hareketten ibaret oluyor. Hareket var, ama yönü yok.
Ben bunu her gün görüyorum. Küçük şehirde olduğumdan dolayı hemen hemen her gün girdiğim her farklı ortamda bunlara maruz kalıyorum. İşletme hesabını açıyor, üç post paylaşıyor, ardından reklama geçiyor. Panelde birkaç tuşa basıyor, sonra umutla bekliyor. Bir hafta geçiyor, “hiç dönüş olmadı” diyor. Sonra ne oluyor biliyor musun? Ya reklama küfrediyorlar, ya dijitale, ya da işi bilmemesine rağmen teslim ettiği sözde sosyal medya uzmanına. Ama kimse aynaya bakmıyor. Zaten hiçbir alanda yok böyle aynaya bakma alışkanlığımız ama neyse — o buranın konusu değil.
Bu iş “dijitalde olalım” işi değil. Bu iş sistemi doğru kurmak işi. Ve sistem kurulmadan atılan her adım seni sadece kaybettirir. Paranı kaybettirir, zamanını kaybettirir, motivasyonunu kaybettirir. Çünkü dijital pazarlama bir tahmin oyunu değil, bir planlamadır. Defalarca anlattım ve anlatmaya da devam ediyorum.
Şimdi de, işletmelerin yaptığı en büyük yedi dijital pazarlama hatasından bahsedeceğim. Devamlı olarak maruz kaldığım, ortak hataları derlediğimde ortaya çıkan 7 büyük hata diyebilirim bunlara. Ama öyle yüzeysel değil — gerçekten nerede yanlış yaptığımızı, neden aynı döngüde takılı kaldığımızı konuşacağız. Çünkü ben bu işin içindeyim. Bu hataların bedelini ödeyen çok işletme gördüm. Kimi iflas etti, kimi küstü, kimi hâlâ aynı hatayı yapmaya devam ediyor… kimi de hatasından ders alarak kazanmaya başladı.
Bir işletmenin dijitalde başarısız olma ihtimalinde en yüksek nokta, stratejisiz başlamasıdır. “Bir Instagram hesabı açalım, biraz paylaşım yaparız, sonra reklama gireriz, sonra planlama yaparız, sonra destek alırız, sonra… sonra…” İşte o “sonra” kelimesi var ya, çoğu zaman hiç gelmez.
Strateji demek, nereye gideceğini bilmek demektir. Ama çoğu işletme ne hedefini tanımlar ne hedef kitlesini. Sadece “satış istiyoruz” der. Peki kime satacaksın? Ne anlatacaksın? Hangi dille konuşacaksın? Cevap hazır aslında: “İşte buraya gelecek herkes benim müşterim. Aslında herkese satarım. Herkes işte…” Hedef kitle: Herkes. Yani hiç kimse.
Ben her zaman söylüyorum: Dijital pazarlama, rastgele denemelerle değil, planlı adımlarla yürür. Bir hesabın stratejisi; hedef kitleyi, iletişim dilini, içerik yapısını, reklam modelini, ölçüm sistemini kapsar. Bunlardan biri eksikse, sistem doğal olarak ya çalışmayacak ya da yarım çalışacaktır. Yani paylaşım var, ama öyle paylaşım olsun diye paylaşılmış. Reklam var, ama nereye yönlendirdiği belli değil. Eylem var, ama herhangi bir hedef yok.
Eğer bir işletme dijitalde sonuç almak istiyorsa, önce durmalı, düşünmeli, sonra harekete geçmelidir. Çünkü strateji, hızla değil, doğrulukla kazanacaktır.
Herkes Aynı Hataları Yapıyor, Aynı Sonuçları Alıyor
Şimdi biraz gerçeklere bakalım. Çünkü bu hataları artık kulağımızın duymaması mümkün değil. Aynı yanlışlar, aynı sonuçlar, aynı bahaneler… Ve ben artık bu tabloyu görmekten sıkıldım. Çünkü her gün yeni bir hesap açılıyor, her gün bir işletme dijitale adım atıyor, ama yapılan hatalar ne yazık ki hâlâ aynı.
Bir işletme, strateji kurmadan dijitale giriyorsa, o işin nereye gideceği en baştan bellidir. “Bir Instagram hesabı açalım, biraz paylaşım yaparız, sonra reklama gireriz.” mantığıyla başlamak, zaten kaybetmektir. Çünkü dijitalde strateji, navigasyon gibidir. Nereye gideceğini bilmezsen, ne kadar gaz versen de aynı noktada dönersin. Yani yapılan en büyük hata bu aslında.
Sonra geliyor ikinci hata: kreatifin gücünü hafife almak. Hâlâ zayıf görsellerle, anlamsız videolarla, gelişi güzel yazılmış metinlerle, kitlesiyle alakası olmayan bir gecede büyüyen sözde influencer’larla reklam veriliyor. Ve sonra “işe yaramadı” deniyor. Oysa kreatif zayıfsa, bütçeyi ne kadar büyütürsen büyüt, sonuç yine aynı olacaktır: hayal kırıklığı.
Üçüncü hata da çok tanıdık: hedef kitleyi tanımamak. “Herkes benim müşterim.” diyen işletme, aslında kimseye ulaşamıyor. Çünkü reklam herkese konuştuğunda, hiç kimse kendini o mesajda bulamıyor. Dijital pazarlama, kitleyi net tanımlayabildiğin ölçüde çalışır. Kime konuştuğunu bilmiyorsan, zaten doğru cümleyi kuramayacaksın.
Dördüncü hata; görünürlükle başarıyı karıştırmak. Yani takipçi sayısına, beğeniye, izlenmeye takılıp kalan işletmeler. 50 bin takipçi var ama kimse markayı hatırlamıyor. Çünkü görünürlük ilgi yaratır ama güven yaratmaz. Etkileşim yoksa, kitle yoktur. 50 bin sessiz, sahte ya da işe yaramayan kalabalık olacağına 500 öz kişi olması bir hesabın en büyük kazancı olacaktır.
Beşinci hata, ölçüm yapmamak. KPI’ı bilmeyen, analiz yapmayan, sadece hisle reklam yöneten bir sürü işletme var. “Bu post güzel çalıştı.” diyor ama neden çalıştığını bilmiyor. Veriye bakmıyorsan, aslında gözlerin kapalı gidiyorsun. O yüzden dijitalde başarı, hislerle değil, verilerle ölçülür.
Altıncı hata; işi yanlış ellere teslim etmek. Dijitali hâlâ “önemsenmeyecek kadar basit” sananlar var. Hesabı çoluk çocuğa, stajyere, akrabanın oğluna emanet ediyorlar. “O telefondan anlıyor.” diyerek markayı kumara çeviriyorlar. Dijital ciddiyet ister. Eline fotoğraf makinesi — daha doğrusu telefon — alan herkes “uzman” değildir.
Ve yedinci hata: güveni unutmaktır. Hâlâ sadece satış peşinde koşan, markasını ilişki temeline oturtmayan işletmeler var. Bugün satış gelir, yarın gider. Ama güven bir kere kazanıldı mı, kalıcı olur. Dijitalde kazanan markalar, satış değil güven inşa eden markalardır.
İşte bu yedi hata — strateji kurmamak, kreatifi önemsememek, hedef kitleyi bilmemek, görünürlüğe odaklanmak, KPI okumamak, yanlış kişilere emanet etmek ve güven kurmamak — dijital dünyadaki işletmelerin görünmeyen zinciridir. Bu zincirin hangi parçası sallantıda ya da eksik olursa, o zincirin tutunması ve ayakta durması ne yazık ki kalıcı olmayacaktır. Tüm bu 7 hatayı topladığımızda hepsinin sonucu da plansızlığa dayanacaktır aslında. Yani 7 hatayı bir zincir üzerinde konumlarsak, o zinciri de bir planlama olarak görmemiz gerekecektir.
Dijitalde Başarı, Hataları Görebilmekle Başlar
Benim işim kimseyi eleştirmek değil. Ama bu hataları görmezden gelmek, kimseye fayda sağlamıyor, sağlamayacak da. Çünkü dijitalde büyümek istiyorsan, önce hatayı kabul edeceksin. Öz eleştiri yapacaksın, aynaya bakacaksın. Sonra da artık o hatayı yapmayacaksın. Düzelteceksin, kurgulayacak, planlayacak ve o doğrultuda hareket edeceksin.
Artık hepimiz aynı gerçeği biliyoruz. Dijitalde büyümek istiyorsan, önce hatalarını görmek zorundasın. Çünkü dijital pazarlama seni affetmez. Yanlış bir strateji, yanlış bir kreatif, yanlış bir hedefleme, yanlış bir kişi… Hepsi paraya, zamana ve motivasyona mal olur. Ama en tehlikelisi, seni “bu iş olmuyor” noktasına getirir.
Aslında sorun dijitalde de değil, yaklaşımda. Çünkü doğru sistemle ilerleyen her işletme sonuç alır. Bu işin kuralı basit. Stratejini doğru kur, kreatifini güçlendir, hedef kitleni tanı, verilerini oku, ve doğru insanlarla çalış. Gerisi zaten gelecektir. Gerçekten gelir. Çünkü dijital, doğru ellerde büyüyen bir sistemdir. Bu yüzden artık “reklam çalışmadı” demek yerine, “nerede hata yaptım” demeyi öğrenmemiz gerekiyor. Çünkü o farkındalık, seni diğerlerinden ayıran en büyük güçtür.
Hataları gizlemek ya da görmezden gelmek ya da hiç önemsememek seni korumaz, sadece aynı noktada tutar. Ama hatanı kabul edip sistemi düzeltirsen, işte o zaman dijital senin için bir fırsat alanına dönüşür.
Benim tavsiyem şu: Bugünden sonra reklam paneline girmeden, paylaşım yapmadan, bütçe ayırmadan önce bir dur, düşün. Kendine şu soruyu sor mesela: “Ben dijitalde bir şey deniyor muyum, yoksa bir sistem mi kuruyorum? Bir sistemim var mı?”
Eğer cevabın sistemse, zaten doğru yoldasın.
Son Yazılar
Yapay Zekâ Neden Herkese Aynı Sonucu Vermiyor?
Yapay zekâ son yılların en çok konuşulan konusu haline geldi. İçerik üretiminden reklamlara, iş planlarından veri analizine kadar…
Yerel İşletmeler İçin Düşük Bütçeli Reklam Stratejisi
Yerel bir işletme sahibiysen günün büyük kısmı dükkânda geçer. Ürünle ilgilenirsin, müşteriyle ilgilenirsin, tedarikle uğraşırsın. Gün sonunda kasayı…
Dijital Pazarlamada En Büyük Hata: Sabırsızlık
Dijital dünyada büyümek isteyen birçok işletme aynı beklentiyle reklama başlar, hızlı sonuç almak. Reklam açılır, içerikler hazırlanır, sistem…
Ajans mı Freelancer mı? İşletmelerin En Büyük Dijital Hatası
Dijital dünyada büyümek isteyen hemen hemen her işletme aynı soruyla karşılaşıyor: Bu işi kime yaptırmalıyım? Bir ajans mı…