Yapay Zekâ Neden Herkese Aynı Sonucu Vermiyor?

Yapay zekâ son yılların en çok konuşulan konusu haline geldi. İçerik üretiminden reklamlara, iş planlarından veri analizine kadar birçok alanda insanlar artık yapay zekâdan destek alıyor.
Bu durum doğal olarak yeni bir algıyı da beraberinde getiriyor “Artık her şeyi yapay zekâya sorabilirim.”
Oysa yapay zekâ çoğu kişinin düşündüğü gibi kendi başına düşünen bir akıl değil. Daha çok, sana senin kurduğun cümle kadar yaklaşan bir araç gibi çalışır.
Sorunun derinliği arttıkça cevabın derinliği de artar. Bakış açın geliştikçe yapay zekâdan aldığın değer de değişir.
Bu yüzden aynı aracı kullanan iki kişi tamamen farklı sonuçlar elde edebilir. Çünkü araç aynı olsa da onu kullanan kişinin düşünme biçimi, deneyimi ve uzmanlığı farklıdır.
Yapay zekâ sana cevap verebilir ama sezgi veremez. Alternatif sunabilir ama tecrübe kazandıramaz.
Doğru kullanıldığında yapay zekâ inanılmaz güçlü bir yardımcıdır. Ama onu gerçekten güçlü kılan şey hâlâ insanın düşünme kapasitesidir.
Yerel İşletmeler İçin Düşük Bütçeli Reklam Stratejisi

Yerel bir işletme sahibiysen günün büyük kısmı dükkânda geçer. Ürünle ilgilenirsin, müşteriyle ilgilenirsin, tedarikle uğraşırsın. Gün sonunda kasayı kapatırken aklında hep aynı soru döner “Yarın nasıl olacak?”
Artık müşteriler sadece sokaktan geçerken karar vermiyor. Bir yere gitmeden önce Google’a bakıyor, Instagram’a bakıyor, yorumları inceliyor ve çoğu zaman işletmeyi ekrandan değerlendiriyor.
Bu yüzden yerelde rekabet değişti. Artık sadece yan dükkânla yarışmıyorsun. Haritada üst sırada çıkanla, reklam verenle ve dijitalde görünür olanla yarışıyorsun.
Yerel işletmeler için dijital pazarlama karmaşık olmak zorunda değil. Doğru kurulduğunda basit bir sistemle hem seni arayan müşteriyi yakalayabilir hem de seni hiç tanımayan kitleye kendini tanıtabilirsin.
Yerelde büyümenin sırrı her yerde olmak değil, doğru yerde doğru bir şekilde görünür olmaktır.
Çünkü bugün müşteriler tabelayı değil, önce ekranı görüyor.
Dijital Pazarlamada En Büyük Hata: Sabırsızlık

Dijital dünyada büyümek isteyen birçok işletme aynı beklentiyle reklama başlar, hızlı sonuç almak. Reklam açılır, içerikler hazırlanır, sistem kurulur ve çoğu zaman daha ilk haftalarda “Neden satış gelmedi?” sorusu ortaya çıkar.
Oysa dijital pazarlama çoğu kişinin düşündüğü gibi anında sonuç üreten bir sihirli değnek değildir. İlk aşama çoğu zaman satış değil, öğrenme sürecidir. Sistem o süreçte veri toplar; hangi kitle ilgileniyor, hangi mesaj dikkat çekiyor, hangi içerik durduruyor ve hangi teklif gerçekten karşılık buluyor.
Bu öğrenme aşaması olmadan sürdürülebilir bir satış sistemi kurmak mümkün değildir. Çünkü kalıcı büyüme rastgele başarılarla değil, veriye dayalı kararlarla oluşur.
Dijital pazarlamada gerçek fark çoğu zaman daha fazla reklam vermekle değil, sürece güvenip sistemin olgunlaşmasına izin vermekle ortaya çıkar. Sabırsızlık sistemi yarıda keser, güven ise onu büyütür.
Ajans mı Freelancer mı? İşletmelerin En Büyük Dijital Hatası

Dijital dünyada büyümek isteyen hemen hemen her işletme aynı soruyla karşılaşıyor:
Bu işi kime yaptırmalıyım?
Bir ajans mı daha doğru, freelancer mı daha verimli, yoksa işletme içinde bir personel mi çalıştırmak gerekir?
Dijital pazarlama doğru kişilerle yürütüldüğünde işletmeleri büyüten güçlü bir araç haline gelir. Ancak yanlış kişilerle yürütüldüğünde sadece bütçe kaybettirmez; zaman, motivasyon ve güven de kaybettirir.
Bu yüzden bir ajans ya da freelancer seçerken referanslara bakmak çoğu zaman yeterli değildir. Önemli olan karşındaki kişinin nasıl düşündüğünü, müşteriyi nasıl analiz ettiğini ve süreci nasıl yönettiğini anlayabilmektir.
Bazen dijital pazarlamada fark yaratan şey daha iyi reklam vermek değildir. O reklamı doğru kişiyle birlikte vermektir.
Reklam Neden Çalışmıyor? Dijitalde Dönüşüm Alamamanın Gerçek Sebebi

İnsan yoruluyor. Bazen gerçekten insan yoruluyor. Çabalıyor. Kazanmak için, hizmetini ya da ürününü tanıtmak için çabalıyor. Dijitalde var olmaya çalışıyor. Emek veriyor, içerik çekiyor, ürün çıkarıyor, hizmet anlatıyor. Devamında sponsor çıkmaya, reklam vermeye karar veriyor. O butona basarken de içinden şu geçiyor: “Hadi bakalım, sıra sende.” Tüm çabasının karşılığının o bir butona basmakla katlanacağı düşüncesiyle tıklıyor butona. Halk dilinde “reklam basıyor.”
Meta Reklam Kurulumu: İşletme Portföyü ve Reklam Hesabı Neden Önemli?

Kimse Meta reklamlarının nasıl yapıldığını bilmiyor. Hadi işletme sahipleri, son kullanıcı dediğimiz sosyal medya hesabı kullanan kişiler bilmeyebilir, anlamayabilir ya da karışık geliyor olabilir ama üzülerek söylüyorum piyasada “sosyal medya uzmanı”, “ben sosyal medyanızı yönetirim” diye dolaşan kişiler dahi Meta reklamı nedir, nasıl yapılır, adımları nelerdir, güvenlik için nelere dikkat etmesi gerekir hiçbir noktayı bilmiyorlar. Bazı bilenlerin de uğraşmak işine gelmiyor çünkü işletme sahibi zaten konuyu anlamıyor, ne derse inanıyor.
Takipçi Artırmayı Bırakın! Sosyal Medyada Gerçek Büyüme Böyle Olur

Sosyal medyada takipçi artırmaya çalışmayı bırakın. Bunu özellikle böyle net söylüyorum. Herkes büyümek istiyor ama büyümeyi takipçi sayısıyla ölçüyor: 5 bin oldu, 10 bin oldu, 50 bin oldu… Sanki rakam yükseldikçe iş de büyüyecekmiş gibi bir algı var.
Erteleme Hastalığı: Neden Başlayamıyoruz? (Dijital Dünyada Görünmez Kayıp)

Hiç dikkat ettin mi? En çok ertelediğin şeyler genelde sana en çok katkı sağlayacak olanlardır. Spor yapmak, içerik üretmek, yeni bir projeye başlamak, yatırım yapmak, hayatında bir değişim kararı almak… Hepsi uzun vadede seni ileri taşıyacak şeylerdir. Ama nedense hep “yarın”a kalır.
Algoritma Sizi Oyalıyor! İzlenmek mi? Değer Üretmek mi?

100 bin izlenme mi, 1000 gerçek etki mi?
Aslında bu yazının bütün derdi bu.
Çünkü çok sıkıldım. Son zamanlarda sosyal medyada konuşulan dil beni gerçekten rahatsız ediyor. Sürekli aynı cümleler, aynı ezberler. Algoritma şöyle istiyor, kanca böyle olmalı, viral olmazsan görünmezsin, izlenmek için şunu yapmalısın… Herkes ama herkes aynı şeyi söylüyor. Herkes aynı yöne bakıyor, at gözlüğünü takmış şekilde aynı yönde koşturuyor.
Kimse dönüp sormuyor: Biz ne üretiyoruz?
Neden böyle yapıyoruz?
Bu kuralları kim koydu?
Madem böyle bir kural var, neden herkes aynı kuralla üretmesine rağmen başarı elde edemiyor da bazıları bu başarının nimetlerini bize pohpohluyor?
Sakın Yapma! İşletmelerin Yaptığı 7 Dijital Pazarlama Hatası

Ben artık şu cümleyi duymaktan yoruldum: “Biz dijitalde her şeyi denedik ama sonuç alamadık.” Ne yapmışsınız diyorum — reklam vermişler, paylaşım yapmışlar, story atmışlar, influencer’la çalışmışlar… “Sonuç ne elde ettin?” diyorum. Sıfır. Susuyor. “Para kaybettim” diyor sadece. Verileri soruyorum, raporun var mı, sonuçların var mı diyorum? Onlar ne diyor? Bilmiyor. Kişisel hesap kullanır gibi dijitalde işletme hesaplarını kullanmış ve kullandırmış, gelişi güzel, bilinçsiz çalışmalarla ilerlemiş… sonra da “sonuç alamadık.” Alamazsın. Çünkü dijitalde yapılan şeylerin çoğu, doğru temele oturmadığı sürece sadece hareketten ibaret oluyor. Hareket var, ama yönü yok.